kestane,

  • çikolatalı kestaneli pasta

    Kestane kış aylarının en sevdiğim meyvelerindendir. Bana çocukluğumu, yavaş yavaş yağan karı ve yeni yılı hatırlatır. Bazen haşlayarak, bazen döküm tavada, çoğu zaman fırında pişirirsem de, bir köşe başında satılan sıcacık, kokusu sokağı sarmış közlenmiş kestanenin yeri de apayrıdır ben de. Hele soğuk, kasvetli bir havada dışarıdaysam, bir kese kağıdının içindeki dışı çıtır çıtır,  ama içi yumuşacık ağızda eriyen sıcacık kestanenin lezzetini hiçbir şeye değişmem. Bir de yılbaşında illaki evde kestaneli pasta olsun isterim. Yılbaşı akşamı, yanında bolca vanilyalı dondurmayla birlikte bir dilim kestaneli çikolatalı pasta ile yepyeni bir yıla, tatlı bir başlangıç yapmayı çok severim. Belki bu yıl siz de bu tatlıyla yeni yıla girer, kulaklarımı çınlatırsınız...

  • kestaneli kuzu yahni

    Kestane, kırmızı şarap ve kuzu eti...  Bu mükemmel üçlü bir arada pişerken mutfağı saran koku inanılmaz oluyor. Et yemeklerini kısık ateşte ya da fırında yavaş yavaş pişirmeyi severim. Pişirmeye önce ocakta başlar, aynı tencereyle fırında pişirmeye devam ederim. Böylece etler ağızda eriyecek kıvama gelirken tamamı fırında pişmiş kadar lezzetli olur. Kestaneli kuzu yahniyide "ağır pişirme tenceresi" de denilen döküm tencerede pişirdim. Kuzu eti çok kısık ateşte yaklaşık iki saatte "lokum" gibi pişmekte. Eğer döküm tencere ile pişirecekseniz döküm tencerelerin yemeği yarım saat sıcak tutma özelliğinden de faydalanarak yemekten iki saat önce pişirmeye başlamak yeterli. Böylece yemeğiniz, siz masayı hazırlayana kadar soğumadan beklerken dinlenip çok daha lezzetli olacaktır. Afiyet olsun...

  • kestaneli sebze çorbası

    En çok sevdiğimiz hali olan közlenmiş şekilde hazırlarsak içindeki şeker miktarı artıyor, haşlayarak yersek içindeki şeker oranı da azalıyormuş. Ama benim için hiç farketmez, her şekilde bolca tüketirim. Kendimi bildim bileli, kış aylarının en sevdiğim meyvelerinden biri kestanedir. Salata, pilav ve pastalarda çok sık kullandığım kestaneyi, en lezzetli kış sebzeleriyle bir arada çorba olarak hazırlayıp, yemeyi de çok severim. Yumuşacık, kremamsı bir dokuya sahip kestaneli sebze çorbası tarifine geçmeden önce, bu harika kış meyvesiyle ilgili kısacık bir bilgiyi de paylaşmak istedim.
    Kestane, doğada tamamen doğal şartlar altında yetiştirilen, tarımsal ilaç, suni gübre kullanılmayan nadir tarım ürünlerinden biri.
    Ayrıca başta nişasta ve çeşitli şekerler olmak üzere iyi kalitede sindirilebilen lifli maddeler, protein, düşük oranda yağ, çeşitli mineral maddeler ile doyurucu özelliğine paralel olarak insanların beslenmesine katkı sağlayan bir çok besin öğesine sahip. İşte bütün bu özelliklerinden dolayı;ilk zamanlarda Alp yöresinde yaşayan insanların 4–6 aylarını kestane ağırlıklı beslenme ile geçirdiklerinden dolayı, o zamanlarda kestane meyvesi fakirin ekmeği, ya da ekmek ağacı olarak tanımlanmaktaymış... 
    Bu kadar anlattıktan sonra güzel bir kestaneli tarif daha yayınlanmak için sırasını bekliyor.Bence; bu harika meyve, farklı şekillerde hazırlanarak daha çok tüketilmeyi hakediyor sanırım. Afiyet olsun.